bakara suresi 26 ayet tefsiri
15Haziran 2021 12:30. Bakara Süresi ve 66. Ayet Meali ve Tefsiri. Bakara Süresi 62. ayet Meali: Şüphesiz iman edenler; yani Yahudilerden, Hristiyanlardan ve sabiilerden Allah’a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükafatlar vardır.
AYET| Dost FM. Arşiv Kuran Tefsiri KURAN TEFSİRİ – 23.11.2017 – BAKARA SURESİ 86. AYET. 14 plays. KURAN TEFSİRİ – 23.11.2017 – BAKARA SURESİ 86. AYET. 0 0. Kuran Tefsiri 25 Kas, 2017. 00:00.
SayınAdnan Oktar'ın Bakara Suresi, 26 ile ilgili Kuran Tefsiri. Kuran Tefsiri > Bakara Suresi, 26. 1 - Fatiha Suresi; 2 - Bakara Suresi; 3 - Ali İmran Suresi; 4 - Nisa Suresi; 5 - Maide Suresi "Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini
KuranTefsiri; Yasin Suresi; Yasin Sûresi Tefsiri. Yasin Sûresi'nin ayet ayet türkçe tefsirini hem okuyabilir, hem de videosunu izleyebilirsiniz Yasin Sûresi 1. ayet. Yasin Sûresi 26. ayet. Yasin Sûresi 27. ayet. Yasin Sûresi 28. ayet. Yasin Sûresi 29. ayet. Yasin Sûresi 30. ayet.
Bakara suresi, 252. ayet) C) “ Allah’ın ayetlerini az bir karşı-lık ile satmayın” (Bakara suresi, 41. ayet) D) “Kendilerine, O çok esirgeyici Allah’tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.” (Şuarâ suresi, 5. ayet) 5. Eser Yazar I Divan-ı Hikmet Ahmet Yesevî II
Les Sites De Rencontres Qui Marchent Le Mieux. Hüseyin Hilmi Işık Hakîkat Kitâbevi Sevgili Peygamberim Çocuk Pınarı Dinimiz İslam Türkiye Takvimi insan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir Ana Sayfa Makaleler Videolar İmsakiyeler Altın Halka Altın Halka 1 1 Ebû Bekr-i Sıddîk ”radıyallahü anh” 2 Selmân-ı Fârisî “radıyallahü anh“ 3 Kâsım bin Muhammed “kuddise sirruh” 4 Câfer-i Sâdık “rahmetullahi aleyh” 5 Bâyezîd-i Bistâmî “kuddise sirruh” 6 Ebül-Hasen-i Harkânî “kuddise sirruh” 7 Ebû Ali Fârmedî “rahmetullahi aleyh” 8 Yûsuf-i Hemedânî “rahmetullahi aleyh” 9 Abdülhâlık Goncdüvânî “rahmetullahi aleyh” Altın Halka 2 10 Ârif-i Rîvegerî “rahmetullahi aleyh” 11 Mahmûd İncirfagnevî “rahmetullahi aleyh” 12 Alî Râmitenî “rahmetullahi aleyh” 13 Muhammed Bâbâ Semmâsî “rahmetullahi aleyh” 14 Seyyid Emîr Gilâl “rahmetullahi aleyh” 15 Şâh-ı Nakşibend Behaeddîn-i Buhârî “rahmetullahi aleyh” 16 Alâüddîn-i Attâr “rahmetullahi aleyh” 17 Ya’kûb-i Çerhî “rahmetullahi aleyh” 18 Ubeydüllah-i Ahrâr “rahmetullahi aleyh” Altın Halka 3 19 Kâdî Muhammed Zâhid “rahmetullahi aleyh” 20 Dervîş Muhammed “rahmetullahi aleyh” 21 Hâcegî Muhammed İmkenegî “rahmetullahi aleyh” 22 Muhammed Bâkî-Billah “rahmetullahi aleyh” 23 İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi aleyh” 24 Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî “rahmetullahi aleyh” 25 Seyfeddîn-i Fârûkî “rahmetullahi aleyh” 26 Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî “rahmetullahi aleyh” 27 Mazher-i Cân-ı Cânân “rahmetullahi aleyh” Altın Halka 4 28 Abdüllah-i Dehlevî “rahmetullahi aleyh” hazretleri 29 Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî “rahmetullahi aleyh” 30 Abdüllah-i Şemdînî “rahmetullahi aleyh” 31 Tâhâ-i Hakkârî “rahmetullahi aleyh” 32 Seyyid Sâlih “rahmetullahi aleyh” 33 Sıbgatullah-i Hizani “rahmetullahi aleyh” 34 Seyyid Fehim-i Arvâsî “rahmetullahi aleyh” 35 Seyyid Abdülhakîm Arvâsî “rahmetullahi aleyh” 36 Hüseyin Hilmi Işık Efendi “Rahmetullahi Aleyh” Hakkımızda HUZUR PINARI İSLÂMİYET MENKÎBELERLE ÖĞRENİLİR ÖNEMLİ AÇIKLAMA TENKİTLER İLMİ OLMALI İHTİYATA RİAYET ETMEK İletişim & Dini Sual Ana Sayfa » Bakara Suresi Tefsiri 265-266. Ayet-i Kerimeler İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler Yorum Yapın
❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio ۞ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسْتَحْىِۦٓ أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا ۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ ۖ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا ۘ يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِۦ كَثِيرًا ۚ وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلْفَٰسِقِينَ İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâmeselen, yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâkesîran ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkînfâsıkîne. Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. Allah onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır. Türkçesi Kökü Arapçası muhakkak إِنَّ Allah اللَّهَ değildir لَا çekinecek ح ي ي يَسْتَحْيِي أَنْ misal vermekten ض ر ب يَضْرِبَ bir örneği م ث ل مَثَلًا gibi مَا bir sivrisineği ب ع ض بَعُوضَةً hatta olanı فَمَا onun da üstünde ف و ق فَوْقَهَا gerçekten فَأَمَّا kimseler الَّذِينَ inanan ا م ن امَنُوا bilirler ع ل م فَيَعْلَمُونَ kesinlikle o أَنَّهُ haktır gerçektir ح ق ق الْحَقُّ -nden مِنْ Rableri- ر ب ب رَبِّهِمْ ve ise وَأَمَّا edenler الَّذِينَ inkar ك ف ر كَفَرُوا derler ki ق و ل فَيَقُولُونَ neyi مَاذَا istedi kasdetti ر و د أَرَادَ Allah اللَّهُ bu بِهَٰذَا misalle م ث ل مَثَلًا saptırır ض ل ل يُضِلُّ onunla بِهِ bir çoğunu ك ث ر كَثِيرًا ve yine yola getirir ه د ي وَيَهْدِي onunla بِهِ bir çoğunu ك ث ر كَثِيرًا -maz وَمَا saptır- ض ل ل يُضِلُّ onunla بِهِ başkasını إِلَّا fasıklardan ف س ق الْفَاسِقِينَ Diyanet İşleri Başkanlığı Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. Allah onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır. Diyanet Vakfı Şüphesiz Allah hakkı açıklamak için sivrisinek ve onun da ötesinde bir varlığı misal getirmekten çekinmez. İman etmişlere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da doğru yola yöneltir. Verdiği misallerle Allah ancak fâsıkları saptırır çünkü bunlar birer imtihandır. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Allah bir sivrisineği, hatta üstündekini örnek vermekten sıkılmaz. İman edenler bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise Allah böyle bir örnek ile ne demek istemiş?» derler. Evet! Allah onunla bir çoğunu da şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla ancak fasıkları şaşırtır Elmalılı Hamdi Yazır Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb´lerindendir. Ama küfre saplananlar Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?» derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak o fasıkları şaşırtır. Ali Fikri Yavuz Muhakkak ki Allah, sivri sinek ve ondan büyüğü ile hakkı açıklamak için misâl getirmeyi terk etmez. Artık iman edenler, bunun misâlin Rablerinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Amma kâfirler “- Allah bu misâl ile ne murâd etmiştir?” derler. Cenâb’ı Allah o misalle, bir çoğunu şaşırtıp saptırır ve yine onunla bir çoğunu yola, hidâyete eriştirir ve onunla ancak fâsıkları şaşırtır. Bu, kâfirlerin tekzîbi ve müminlerin iman etmeleri sebebiyle olur. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Bilmeli ki Allah bir sivrisineği hattâ daha üstününü bir mesel yapmaktan sıkılmaz, iman edenler bilirler ki o şüphesiz hakdır, rablarındandır, amma küfre saplananlar Allah böyle bir mesel ile ne murad etmiş? derler, evet Allah onunla bir çoklarını şaşırtır, yine onunla bir çoklarını yola getirir, hem onunla ancak o fasıkları şaşırtır Fizilal-il Kuran Allah bir sivrisineği ve biyolojik açıdan onun daha üstünde olan bir canlıyı örnek olarak göstermekten çekinmez. İman edenler onun Rabbleri tarafından ortaya konmuş bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise ´Allah ne amaçla bu örneği gösterdi?» derler. Allah bu örnek ile bir çoklarını sapıklığa düşürür ve bir çoklarını da hidayete erdirir Onunla sadece fasıkları sapıklığa düşürür. Hasan Basri Çantay Hakıykat bir sivri sinek olsun, daha üstündeki büyüğü olsun her hangi bir şey´i Allah mesel ve misâl getirmekden çekinmez. Artık îman edenler onun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirler ise Allah bu misâl ile ne murad etmişdir» derler. Allah onunla bir çoğunu şaşırtır, yine onunla bir çoğunu yola getirir. Onunla fâsıklardan başkasını şaşırtmaz. İbni Kesir Şüphe yok ki, Allah, bir sivri sineği ve ondan küçük bir şeyi misal getirmekten çekinmez. İman etmiş olanlar bunun Rablarından bir gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise; Allah bu misali vermekle ne murad etmiş? derler. Allah onunla bir çoğunu sapıtır, bir çoğunu da hidayete erdirir. Bununla fasıklardan başkasını saptırmaz. Ömer Nasuhi Bilmen Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bir sivrisineği ve onun üstünde bulunanı mesel olarak irad buyurmaktan istihya etmez. İmdi imân etmiş olanlar bunun Rableri tarafından bir hak olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise, Allah bununla mesel olarak ne murad etti?» derler. Hak Teâlâ bu mesel ile birçoklarını dalâlette bırakır, birçoklarını da hidâyete eriştirir. Allah Teâlâ bununla ancak fâsık olanları dalâlete düşürür. Ömer Nasuhi Bilmen Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bir sivrisineği ve onun üstünde bulunanı mesel olarak irad buyurmaktan istihya etmez. İmdi imân etmiş olanlar bunun Rableri tarafından bir hak olduğunu bilirler. Kâfir olanlar ise, Allah bununla mesel olarak ne murad etti?» derler. Hak Teâlâ bu mesel ile birçoklarını dalâlette bırakır, birçoklarını da hidâyete eriştirir. Allah Teâlâ bununla ancak fâsık olanları dalâlete düşürür. Tefhim-ul Kuran Şüphesiz Allah, bir sivrisineği olsun, ondan üstün olanını olsun herhangi bir şeyi örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden hak olduğunu bilirler; küfredenler ise, Allah, bu örnekle neyi amaçlamıştır?» derler. Oysa Allah, Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete ulaştırır. O bununla ancak fasıkları saptırır.
Hüseyin Hilmi Işık Hakîkat Kitâbevi Sevgili Peygamberim Çocuk Pınarı Dinimiz İslam Türkiye Takvimi insan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir Ana Sayfa Makaleler Videolar İmsakiyeler Altın Halka Altın Halka 1 1 Ebû Bekr-i Sıddîk ”radıyallahü anh” 2 Selmân-ı Fârisî “radıyallahü anh“ 3 Kâsım bin Muhammed “kuddise sirruh” 4 Câfer-i Sâdık “rahmetullahi aleyh” 5 Bâyezîd-i Bistâmî “kuddise sirruh” 6 Ebül-Hasen-i Harkânî “kuddise sirruh” 7 Ebû Ali Fârmedî “rahmetullahi aleyh” 8 Yûsuf-i Hemedânî “rahmetullahi aleyh” 9 Abdülhâlık Goncdüvânî “rahmetullahi aleyh” Altın Halka 2 10 Ârif-i Rîvegerî “rahmetullahi aleyh” 11 Mahmûd İncirfagnevî “rahmetullahi aleyh” 12 Alî Râmitenî “rahmetullahi aleyh” 13 Muhammed Bâbâ Semmâsî “rahmetullahi aleyh” 14 Seyyid Emîr Gilâl “rahmetullahi aleyh” 15 Şâh-ı Nakşibend Behaeddîn-i Buhârî “rahmetullahi aleyh” 16 Alâüddîn-i Attâr “rahmetullahi aleyh” 17 Ya’kûb-i Çerhî “rahmetullahi aleyh” 18 Ubeydüllah-i Ahrâr “rahmetullahi aleyh” Altın Halka 3 19 Kâdî Muhammed Zâhid “rahmetullahi aleyh” 20 Dervîş Muhammed “rahmetullahi aleyh” 21 Hâcegî Muhammed İmkenegî “rahmetullahi aleyh” 22 Muhammed Bâkî-Billah “rahmetullahi aleyh” 23 İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi aleyh” 24 Muhammed Ma’sûm-i Fârûkî “rahmetullahi aleyh” 25 Seyfeddîn-i Fârûkî “rahmetullahi aleyh” 26 Seyyid Nûr Muhammed Bedâyûnî “rahmetullahi aleyh” 27 Mazher-i Cân-ı Cânân “rahmetullahi aleyh” Altın Halka 4 28 Abdüllah-i Dehlevî “rahmetullahi aleyh” hazretleri 29 Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî “rahmetullahi aleyh” 30 Abdüllah-i Şemdînî “rahmetullahi aleyh” 31 Tâhâ-i Hakkârî “rahmetullahi aleyh” 32 Seyyid Sâlih “rahmetullahi aleyh” 33 Sıbgatullah-i Hizani “rahmetullahi aleyh” 34 Seyyid Fehim-i Arvâsî “rahmetullahi aleyh” 35 Seyyid Abdülhakîm Arvâsî “rahmetullahi aleyh” 36 Hüseyin Hilmi Işık Efendi “Rahmetullahi Aleyh” Hakkımızda HUZUR PINARI İSLÂMİYET MENKÎBELERLE ÖĞRENİLİR ÖNEMLİ AÇIKLAMA TENKİTLER İLMİ OLMALI İHTİYATA RİAYET ETMEK İletişim & Dini Sual Ana Sayfa » Bakara Suresi Tefsiri 261-26. Ayet-i Kerimeler İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler Yorum Yapın
Bakara Süresi 23. Ayet Meali Eğer kulumuza indirdiklerimizden şüphe ediyorsanız, haydi onun benzeri bir süre getirin eğer iddianızda doğru iseniz. Allah’tan gayri şahitlerinizi de Süresi 23. Ayet Tefsiri Muhammed Mustafa’ya doğruluğu, eminliği bu ana kadar herkesin müsellemi olan sevgili Resulümüze verdiğimiz risaletten ve bunun fermanı olmak üzere parça parça indirmekte olduğumuz Kur’andan bir şüphede bulunursanız, bir kuşkuya düşerseniz, mesela vahiy inanılır şey midir?Allah kitap gönderecek olsa böyle mi gönderir? Böyle parça parça, ayet ayet, süre süre kitap inmek nasıl şey? Bunlar bize maddi ilimlerden ne öğretiyor? Altın madenlerinin nerelerde olduğunu mu gösteriyor? Kimyaları mı buluveriyor. Bu bir şiir değil midir? Bunu insan kendiliğinden yapamaz mı?Binaenaleyh Muhammed ya bir şair gibi ara sıra bunları kendi söylüyor da Allah gönderdi diye bizi aldatıyor veya kendi aldanıyor mu, gerçi Muhammedin şimdiye kadar aklı da vardı, istikamet ve emaneti de vardı, o ne aldanır ve ne aldatırdı tecrübe böyle amma ne çıkar? Tecrübe maziyi gösterir, olabilir ya belki bugün bozuldu, aklını kaçırdı veya ahlakını değiştirdi, ihtimal, artık kurnazlığa kalkıştı, hasılı ne tarafından baksak kestiremiyoruz, her halde bunun kendisinden olması ihtimalini yenemiyoruz, Allah’dan geldiğinde şüphe bile değil fakat hakkımız olan böyle bir kuşku ile onu tanımıyoruz, çünkü müspet olmayan bir şeye inanmak da budalalıktır, karı akıl değildir gibi bir takım kuşkular taşıyorsanız bunun da ispatı kolay, bunda da derin derin felsefelere, hayallere dalmaya lüzum yokEğer bunu bir insan yapabilirse, haydi bunun gibisinden bir sure getiriniz. -yani üslupta ve belagat-ü bedaatte kur’an surelerine benzer ve tam ona mümasil bir süre de siz bulunuz, ve ona tam benzemek için söyleyen de o kulumuz gibi ümmi ve onun gibi ahlaklı olsun, okuyup yazanlardan, tahsil görenlerden, şairlikle uğraşanlardan olmasın, haydi bu son kaydi de hafzedelim, size müsaade eyleyelim, alelıtlak her hangi bir şahıstan olursa olsun böyle bir sure getiriniz,Ve hatta Allah’dan başka güvendiğiniz ne kadar yardımcılarınız, tanıdığınız ne kadar mabutlarınız, ıktidarını farzettiğiniz ne kadar putlarınız şuaranız, übedanız, ulemanız, hukemanız, ümeranız, hasılı size baş, el, ayak olmak istiyecek ne kadar yardakçılarınız, şahitleriniz, muktedabihleriniz varsa hepsini de şehidin cem’idir. Şehid ise, hazır, şahit, nasır, nümunei imtisal manalarına gelir ki burada her hangi birisi davanızda sadık yani bu başta şüpheye mahal olduğu fikrinde muhik iseniz bunu yapmanız ve yapabilmeniz lazım gelir. Bir insanın kendiliğinden yaptığı bir şey’i veya daha iyisini diğer insanlardan behemehal bir yapan bulunur. Mu’tat olur. Görmez misiniz, feylesoflar bile tabiat muttarıddır derler. Siz de zaten böyle demekle bunun şairlerde filanlar da emsali var demek istiyorsunuz. Varsa haydi bulun getirin, bu gün değilse yarın getirin, bir gün getirinBakara Süresi Meali Bunu yapamazsınız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. O, kafirler için Süresi 24. Ayet Tefsiri Yok eğer bunu yapamazsanız, mislini getiremezsiniz ﴿﴾ ki hiç bir zaman yapamayacaksınız -Kıyamete kadar yapamayacaksınız. Yapmanız mümkün değil ya, mümkün olsa da yapamayacaksınız, Allah yaptırmayacak. O halde ﴾ çırası insanlar ve taşlar olan o dehşetli ateşten sakınınız ki﴿ ﴾bu ateş, bu narı Cahim, kafirler için şuhut, istidlâli aklî, tecribe, haber, bunlar ilmin, yakinin en mühim vasıtaları, mi’yarlarıdırSiz bir vakıa görüyorsunuz, işte kitap, bunun nazmındaki yüksekliği de bizzat anlayanlar bedaheten görüyor, diğerleri de bunlardan duyuyor. Şimdi Allah’dan, Peygamberden kur’an ile bu haberi de işitiyorsunuz, tecrübe de yapınız ve cereyan eden tecrübelere de bakınız, göreceksiniz ve hatta gördünüz ki bunun misli yapılmadı ve yapılmıyor ve halde şüphe etmeye ne hakkınız kalır, az çok ilmi bir sebebe istinat etmeyen şüphe, vesveseden veya ahlaksızlıktan başka ne olur? Gerçi siz vahyi bizzat tecrübe edemezsiniz, çünkü o Allah’ın bir vakıai mahsusa ve mümtazesidir. Peygambere Peygamberlerden başka misal bulamazsınız. Fakat onun asarını tecrübe edebilirsiniz, zaten ilmi ve fennî tecrübelerin ekserisi de doğduğunu zıyasından anlarsınız. Böyle bir tecrübe size sebebi vakıin külli ve umumi mi? Yoksa münferit ve mümtaz bir şey mi? olduğunu anlatır. İşte Allah Teala bu ihbar ile, bu irşad ile size eseri vahyi tecrübe etmek için bir mi’yarı mahsus veriyor, çünkü hepsini tecrübe etmeye kalkarsanız ömrünüz kifayet etmez ve irşadın faidesi olmaz. Onları da asırların tecrübe gösterecek ve ispat siz bu mi’yarı mahsustan istifade edebilirsiniz. Bilhassa emir ve ihbarı kat’îsinin mazmununa dikkat ediniz. Sizi bir mütegallibin kuvvei cebriyesile bağlamıyor, ikinizi bir yere getirmekten menetmiyor. Hür, muhtar, serbest bırakıyor, haydi şairlerin ve sairenin sünuhatına veya gafillerin, kendini bilmezlerin, sahtekarların, şarlatanların igfalâtına benzer gibi tevehhüm ettiğiniz ve bundan dolayı şüphelendiğiniz;Kur’anın ve hatta bir surenin mislini getirmek için elinizden geleni yapınız diyor, ve yapamayacağınızı da, hakikatin kıyasınız gibi olmadığını öyle bir kat’iyetle haber veriyor ve bunun yalan olamayacağını öyle bir yakin ile söylüyor ve binnetice fi’len isbat da ediyor ki bundan büyük yakin olmaz, bundan büyük ilim halde vahyi bir kerre diğer şairlerin filânların sünuhatına benzetmiye asla hakkınız yoktur. Nihayet şunu diyebilirsiniz Muhammed gibi bir insan daha yok ki bulalım da ona söyletelim, Ona Allah öyle bir akıl, öyle bir kuvvet vermiş ki onu kimseye vermemiş, o harikulade mümtaz ve bütün insanlardan mümtaz bir fıtratla yaratılmış da bunları o sayede yapıyor ve fakat yine kendi yapıyor ise diğer şüpheleri bırakıp bir kerre bunu tasdik ediniz, ettikten sonra bir daha düşününüz, böyle bir zat size o harikulade mümtaz fıtretin kendi zatîsi olmadığını söylüyor bununla bir gurur duyup size çalım satmıyor, o kudret ile sizden Dünya istifadeleri istemiyor. tegallüp davasına kalkışmıyor, kemali tevazu ile ben Allah’ın bir kulu ve Resuluyüm diyor ve asırları keşfediyor. o halde onun mümtaz aklına ve nazirsiz kudretine itimat ederek verdiği vahiy haberlerini tasdik etmeniz lazım Allah’a inanmıyorsanız, onda şüpheniz varsa böyle bir aklın şehadet ile ona inanmanız ve ubudiyet etmeniz iktıza eder. Ve eğer Allah’a inanıyorsanız bunu doğrudan doğru Allah’ın yaptığını, kendini ve evamirini bildirmek için gönderdiğini evleviyetle tasdik etmeniz lâzım gelir, onu tasdik etmemek için aklî, tecribî, ilmî, fennî, mantıkî hiç bir şüpheye imkân bulunmadığını idrak etmeniz icap bilmez, hala şüphe davasından vazgeçmez, hala kuşkulanırsanız, buna inadınızdan ağrazı şahsıyenizden, ahlaksızlığınızdan başka bir sebep kalmaz ve hiç bir mazereti bulunmıyan kâfirlerden olursunuz hakkı kat’iyyen reddedenler kâfir olduğu gibi haksız yere şüphe edenler de kâfirdir. O halde şunu biliniz ki kafirler için hazırlanmış bir ateş, bir Cehennem vardır ki o korktuğunuz, kulaklar tıkadığınız saıkaların hiç birine benzemez, o ateş, çırası insanlar ve taşlar olan bir ateştir, artık bundan kendinizi sakınabilirseniz işbu ihbarı o günden bu güne kadar bin üç yüz kırk dört senelik bir tecrübe ile sıdkını gösteren bir mucizei ebediyedir. Bu tahaddinin i’cazı karşısında yarıştan vaz geçilmiş, silâhlar çekilmiş, kanlar akıdılmış, Dünyalar karıştırılmış, her türlü zahmetler, masraflar ıhtiyar edilmiş ve fakat bu mucizeye hiç bir cevabı red verilememiştir. Ancak tesvilât ile irşadı Kur’anın önüne geçmeye çalışılmıştır. Bunlara karşı adaleti ilâhiye elbette yerini bulacaktır, o ateş sönmemiştirCehennem ateşini tutuşturmaya sebep olan vekudun insanlar ve heyakili ma’bude olduğunu beyan buyuruluyor. Lâkin ayni ifadede o, çıra, kömür gibi ateş tutuşturan taşlar bulunduğunu da bildirmiş oluyor ki erbabı fen bunun taş kömürler olduğunu söylüyorlar. Vekud, ateş yakılan kibrit, ot, çöp, çıra, paçavra, odun vesaire gibi şeylerin hepsine ıtlak beyanatı Kur’aniye ne kadar canlıdır. Tamamen ilmî ve mantıkî ve hıkemî olan ve bir felsefei ilâhiyenin künhünü teşkil eden bir mebhas; edillei mantıkiye ve ruhiye-vü afakiyesinin cezirlerile hem veciz ve hem gayet basit ve bedi bir surette nasl tefhim bir minberden büyük ve muhtelif bir cemaate hutbe irad eden, va’z eden, ders okutan, tebligat yapan, ahkâm vaz eden fevkalâde beliğ bir hatıbin lüzumuna göre kâh sağa, kâh sola ve kâh merkeze iltifatlar ederek sırasında umumuna ve sırasında bir kısmına, kâh muhaliflerine ve kâh muvafıklarına ve kâh hepsinin karşısında yaveri mahsusuna tevcihi hitab etmesindeki iltimaatı beyan kulaklarda temsil ettirirKaynak Turan Yazılım / Mürşit 5 / Kur’an / Tefsir / Elmalılı Elmalılı Hamdi Yazır
Bakara Süresi 172-173. Ayetin Meali ve Tefsiri & İbn KesirBakara Süresi 172. Ayet Meali Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükredinBakara Süresi 173. Ayet Meali Allah size ancak leşi, kanı, domuz etini ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Her kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa saldırmadan ve sınırı aşmadan bir miktar yemesinde günah yoktur. Şüphe yok ki Allah, çokça bağışlayan, çokça esirgeyendirHaram Yiyenin Duası Kabul Olur mu?Bakara Süresi 172-173. Ayet Tefsiri Cenab-ı Hak mümin kullarına, eğer kendilerini Allah’ın kulları kabul ediyorlarsa, onlara verdiği hoş rızıklardan yemelerini ve bu nimetlerden dolayı kendisine şükretmelerini emrediyor. Haram yemek, dua ve ibadetin kabulüne engel olduğu gibi, helal yemek de dua ve ibadetin kabul edilme şöyle buyurmuştur Şüphesiz Allah hoştur ve ancak hoş olanı kabul eder. Allah peygamberlere verdiği emrin aynısını müminlere de vermiştir. Zira Allah Peygamberler! Temiz olan şeylerden yiyin, güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyla bilmekteyim 1’ buyurdu. Yine Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin’ buyurmuştur. Sonra Allah Resulü uzun bir yolculuğa çıkmış, üstü başı dağınık ve tozlu bir adamın ellerini göğe kaldırarak Ya Rabb, ya Rabb’ diye dua etmesinden bahsettikten sonra şöyle buyurmuşturOnun yediği haram, içtiği haram ve giydiği haramken ve haramla beslenmişken duası nasıl kabul olunur ki?Kaynak İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C 2 / bkz 7-81- Müminun 51
bakara suresi 26 ayet tefsiri